Deneyimli siyasetçi Serdar Denktaş, ‘başörtüsü’ tartışmalarına yönelik yaptığı açıklamada, "Biz Atatürkçü yaşam biçimini benimsemiş bir toplumuz" dedi.
Kıbrıslı Türklerin dünyanın en laik Müslüman toplumu olduğu söyleyen Denktaş, “Bu toplumda hiç kimse dini uygulayış biçimi açısından bir diğerini yargılamadı, yargılayamaz. “Selanızı okumam” ya da “Rum’a gidin” gibi sözler sarf eden zihniyete ve yobazlığa karşı çıkıyorum ve çıkmaya devam edeceğim” dedi.
Yasalara göre 18 yaşın altındaki herkesin çocuk olduğunu ve bir çocuğu kullanarak dini siyasallaştırma çabalarına girmenin kabul edilemez olduğunu ifade eden Denktaş, “Bizim ninelerimiz, ecdadımız başı örtülü, kara çarşaf giyen insanlardı. Bugün geldiğimiz noktada laiksen dinsizsin gibi bir anlayış geliştiriliyor. Yoktur böyle bir şey. Biz Atatürkçü yaşam biçimini içtenlikle benimsemiş bir toplumuz” diye konuştu.
“ÇOCUĞUN EĞİTİM HAKKI ASLA KISITLANAMAZ”
Denktaş, başörtülü bir çocuğun da eğitim hakkının asla kısıtlanamayacağını belirterek, açıklamasına şöyle devam etti:
“Çocuğun ailesi ben mutaassıp bir aileyim, kızımın başını örtmesini istiyorum deme hakkına elbette sahiptir. O çocuğun da eğitim alma hakkı elbette vardır. Bu şekilde eğitimini alabileceği okul da vardır. Kimsenin eğitim hakkını kısıtlamak diye bir şey olamaz. Fakat “bu görüşe katılmayan Rum’a gitsin” ya da “bunların selasını okumam” veya sahnede sanat icra ederken hayatını kaybetmiş bir sanatçıya “sahnede gebermiş” “bunların leşini camiye getirmeyin” gibi söylemlerde bulunan zihniyete hep birlikte karşı çıkarız. Çünkü bizim için Atatürkçülük ezberlenen bir şey değil. Biz Atatürkçü yaşam biçimini benimsemiş bir toplumuz. Atatürk ilke ve inkılaplarını Kıbrıs Türkü gönüllü olarak benimseyerek hareket etti. Biz Atatürk’ü putlaştırarak, ilahileştirerek değil gerçekten içtenlikle inanarak yaşam biçimi haline getirdik.”
“DİNCİ-DİNSİZ KUTUPLAŞMASI YARATILMAK İSTENİYOR”
Uzun yıllardır Türkiyeli ve Kıbrıslı kutuplaşması yaratıldığını belirten Denktaş, bir parti üyesinin “Gözünüzde büyüttüğünüz Denktaş’ın oğlunun söylediği şeyler bu, o da Rum’a gitsin” şeklindeki sözlerini hadsizlik olarak değerlendirdi.
“Dava açsam adam yerine koymuş olacağım ya da Türkiyelilere dava açtı diyecekler. Fakat bu söylemler Denktaş soyadı ile benim üzerime yapışmaz. Çünkü ben Türkiye aşkı ile dolu bir evde büyüdüm” diyen Denktaş, ilk kez Türkiyeli Kıbrıslı ayrımıyla değil, dincilik ve dinsizlik üzerinden bir ayrım yaratıldığını belirtti.
Bu ayrıştırma çabasını büyük bir tehlike olarak nitelendiren Denktaş, bunun sebebinin de önümüzdeki seçimler olduğunu söyledi. Denktaş, “Dinciler ve dinsizler diye iki kampa bölünmek isteniyoruz. Çünkü görüldü ki bu seçimlerde federasyoncu ya da iki devletçiler diye bir kamplaşma tutmayacak. Türkiyeli Kıbrıslı ayrımı da artık tutmayacak, o nedenle dinin siyasallaşması üzerinden bir kamplaşma yaratılmaya çalışılıyor” diye konuştu. Yaptığı paylaşımla ilgili sadece yobaz bir kesimden ve trollerden eleştiri aldığını söyleyen Denktaş, “Yüreğimden geçeni, doğruyu söyledim, Kıbrıs Türkü’nün inandıklarını seslendirdim. Türkiye sevgisinden dolayı yutkunup sesini çıkaramayanların sesi oldum sadece. Kıbrıslı Türk şuna inanır; hiç kimse Allah ile kişi arasına ahiret bekçisi olarak ya da kontrolcü olarak giremez” dedi.
KAYNAK: KIBRIS POSTASI